dilvekültür.com

Ana Sayfa | Hakkımızda | İletişim
Günlük
HATIRAT(ANI)
Destan
İstiklâl Marşı
Anlatım Bozukluğu
İlkler
Bâkî
Edebî Akım
Tarık Buğra - Küçük Ağa

HATIRAT(ANI)

 

 

Bir yazarın, başından geçen yada tanık olduğu olay ve olguları bilgilerine, gözlemlerine dayanarak anlattığı yazı türüne hatırat denir. Hatıra sözcüğünü dilimizde “an” sözcüğüyle karşılıyoruz.

Anılar, çoğu zaman, onları yazan kişinin de karışıp rol aldığı gerçek olaylara dayanan yazılardır. Bu nedenle anının anlatımı birinci kişinin ağzından yapılır. Anılarda üzücü, sevindirici veya düşündürücü olaylar bulunabilir. Anlatım, olayın bu niteliğe de uygunluk gösterir. Yani üzücü bir olay, güldürücü bir anlatımla verilmez.

ÖZELLİKLERİ

Anı, edebiyat türleri içinde en içten olanlardan biridir. Anı yazıları, yaşanmakta olanı değil; yaşanmışı konu alır. Tarihsel gerçeklerin öğrenilmesine katkı yapar, tarihçilere ışık tutar. Tanınmış bilim, sanat ve politika adamlarının yaşamlarını, çalışma ve araştırmalarını aydınlatır. Yazarın, unutulmasını istemediği gerçekleri kalıcı kılar. Bu çeşit yazılarda, gelecek kuşaklara ders vermek, tarih ve kamuoyu karşısında hesaplaşmak amacı da vardır.

Anı, kişinin yaşamının belli bir sürecini içine alır ve gerçekçi, yalın bir anlatımla yazılır. Yazarın mesleğine, eğilimlerine göre; siyasi, edebi, askeri ve sosyal içerik taşıyabilir.

Anının kesiştiği başka yazı türleri de vardır. Bunlar; günlük, öz yaşam öyküsü(otobiyografi),gezi yazısı gibi yazılardır. Fakat anının bunlardan ayrılan ve bağımsız bir tür özelliği gösteren noktaları da bulunmaktadır.

Günlük türü yazılar, günü gününe yazılır. Anı ise geçmişe dönüktür. Günlüklerde öznellik ağır basar. Anının öznel yanı varsa da, bu öznelliği, tarihsel gerçekleri bozmayacak bir nesnellik içinde, toplumsal bir yaklaşımla verir.

Öz yaşam öyküsü de anıya yakın görünür. Çünkü anı yazarının geçmişe yönelmesi gibi, öz yaşam öyküsü yazarı da geçmişe yönelir. Fakat öz yaşam öyküsü yazarının çıkış noktası tümüyle kendi yaşamıdır. Anı yazarı kendi yaşamına yönelse de anıların yer aldığı tarihsel kesite daha geniş bakar. Kendi belleğiyle yetinmez; kimi belgelerden ve görgü tanıklarından da yararlanır.

Anı, gezi yazılarıyla da zaman zaman kesişebilir. Gezi yazarı sonradan kaleme aldığı gezme sürecini yazarken anılarına döner. Fakat dikkati daha çok gezdiği çevreye yöneliktir.

Edebiyatımızda anı türüne gerektiği kadar önem verilmediği düşüncesi yaygındır. İslamiyet  öncesi dönemde yazılan Göktürk Yazıtlarını edebiyatımızın ilk anı örnekleri saymak mümkündür.16.yüzyılda Hindistan’da bir imparatorluk kurmuş olan Babür Şahın Babürname’si anı türünün ilk önemli örneklerindendir. Ebul Gazi Bahadır Hanın 17.yüzyılda yazdığı Şecere-i Türk adlı eseri de anı türündedir.

Osmanlı imparatorluğunda resmi tarihçi olan vak’anüvislerin eserlerinde(vak’aname) anı niteliği taşıyan yazılara rastlanır. Ayrıca sefaretnameler, özellikle Fransa ve Avusturya sefaretnameleri başta olmak üzere, anı özelliği taşır.

Anı türü, edebiyatımızda Tanzimat’la birlikte canlılık kazanır. Tanzimat yıllarında yazılmış ilk anı Akif Paşanın Tabsıra adlı eseridir. Ziya Paşanın Defter-i Amal, Namık Kemal’in Magosa Hatıraları, Ahmet Mithat Efendinin Menfa, Muallim Naci’nin Ömer’in Çocukluğu adlı eserleri Tanzimat döneminde yazılan örneklerdir.

Anılarını yazmış pek çok yazarımız vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:

Ahmet Rasim à Eşkal-i Zaman, Falaka

Halit Ziya Uşaklıgil à Kırk Yıl, Saray ve Ötesi

Hüseyin Cahit Yalçın à Edebi Hatıralar

Ruşen Eşref Ünaydın à Atatürk’ü Özleyiş

Falih Rıfkı Atay à Çankaya

Yakup Kadri Karaosmanoğlu à Gençlik ve Edebiyat Hatıraları

Yahya Kemal Beyatlıà  Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım

Yusuf Ziya Ortaç à Portreler

Samet Ağaoğlu à Babamın Arkadaşları

Ahmet Hamdi Tanpınar à Kerkük Anıları

Mehmet Kemal à Acılı Kuşak

Nadir Nadi à Perde Aralığından, Olur Şey Değil

Oktay Akbal à Şair Dostlarım

Salah Birsel à Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu

Vedat Nedim Tör à Yıllar Böyle Geçti

 

Salih

Ana Sayfa | Hakkımızda | İletişim | Yönetim
© Copyright 2008 Tüm hakları saklıdır.